Anne beni kucağına al...

Anne beni kucağına al...

İlk adımlarını atmak çocuğunuz için muhteşem bir yeniliktir. Aylarca kucakta taşındıktan, arabalara, pusetlere bağlı kaldıktan sonra özgürce dilediği yere gidebilmek bir çocuk için son derece heyecan verici bir deneyimdir. Ancak bazı çocuklar, ilk heyecan bitince yürümektense kucakta taşınmanın daha iyi olduğuna karar verir ve yeni kabiliyeti çocuğunuza sorumluluk gibi gelir. Yürümemek için inat etmeye ve kucakta taşınmak için ısrar etmeye başlar. Bir zamanlar yürümek için çırpınan minik yavrunuz, bacaklarınıza sarılıp “Beni kucağına al” diye ağlayıp yürümemek için ne gerekiyorsa yapabilir. İşte böyle bir durumdaysanız onu yeniden yürümeye heveslendirecek birkaç ipucu:

Yürümeyi eğlence haline getirin
Çocuğunuz yürürken onu eğlendirmenin yollarını bulun; yolda gördüğünüz bütün köpekleri sayın, kuşları gösterin, kaldırım taşlarında sek sek oynatın. Şarkı söyleterek ya da yolda gördüğünüz çiçeklere bakmak için durarak da dikkatini başka yöne çekebilirsiniz.

Onu yardımcınız yapın
Markete gittiğiniz zaman çocuğunuzun yardım etmesine izin verin. Alışveriş listesinin bir kopyasını taşıması için ona verin (kaybetme ihtimaline karşılık bir liste de cüzdanınızda bulunsun). Dönerken kırılmayacak hafif şeylerin olduğu bir poşeti taşımasına izin verin. Onun yardımı olmadan bu kadar şeyi alıp eve götüremeyeceğinizi söyleyin.

Acele ettirmeyin
Şunu unutmayın; çocuğunuzun bacakları sizinkilerden kısadır ve sizin attığınız adımların 2-3 mislini atmak yani daha çok yürümek zorundadır. Doğal olarak sizden daha önce yorulacaktır. Mümkün olduğu kadar onun ritmine uygun yürüyün ve yorulmaması için sık sık küçük molalar verin.

Pazarlık edin
Çocuğunuz eve kadar yürümemekte ısrar ediyorsa, yolun bir kısmını yürürse bir kısmında onu kucağınıza alacağınızı söyleyin. Böylelikle bir yürütüp bir taşıyarak hem inatçılıkla her istediğini yaptıramayacağını, hem de yürümesinin gerekliliğini öğretirsiniz.

Çabalarını takdir edin
Kısacık bir mesafe bile olsa yürüyüşünü tamamladığı zaman mutlaka çocuğunuzu takdir edip aferin deyin. Artık büyüdüğünü ve gittiğiniz yerlerde sizin taşımanıza ihtiyacının kalmadığını söyleyin.

Bu yazi 2008-11-02 tarihinde, kardelen54 tarafindan eklendi