Uyku bozukluğunda psikolojik etkenleri göz ardı etmeyin

Bebekler yetişkinlerden çok daha uzun süre uyuyorlar. Onların hem fiziksel büyümeleri hem de duygusal ve bilişsel gelişmeleri için uykunun çok gerekli olduğu bilinen bir gerçek. Bu sebeple yeni doğan bebekler günlerinin 2/3 sini yani 16-17 saatini, 3-3.5 saatten uzun olamayan uyku periodları ile geçiriyorlar. 6. haftadan itibaren genellikle bebek gün içinde uyanık kalıp geceleri uyumaya başlıyor. 6. ayında ise bebek gününün hemen hemen yarısını uykuda diğer yarısını ise uyanık geçiriyor. Psikolog Özden Dandul, “Bebeğinin uykularının düzenli bir rutine girmesi ise ancak 12. 16. haftada söz konusu olabilir. Bebeklerin 70%’i 3. aydan sonra düzenli bir şekilde uyumaya başlarken 9. aydan sonra bu oran 90% ‘a çıkar.”diyor.

Bebeklerin Yetişkinlerden Farkı Yok!

Uyku bebek için anne babadan fakat özellikle de anneden ayrılma anlamına geliyor. Uykuya gidişin yani uyumadan hemen önce bebeğin neler yaşadığının, gününü\günlerini nasıl geçirdiğinin uykusu üzerinde belirleyici önemi var Biz yetişkinler için geçerli olan kural bebekler için de geçerli. Şayet stresli bir gün geçirdiyseniz ya da yaşamınızda önemli değişiklikler oluyorsa uykularınızda bundan direkt olarak etkileniyor, başka bir deyişle ‘mışıl mışıl’ uyuyamamaya başlıyorsunuz. İşte bebekler içinde durum farklı değil!

İlişkiniz uyku düzenini etkiliyor

Yeni doğan bebek için dış dünya annesi demek! Bu ilişkiye zamanla baba, varsa eğer kardeşler katılıyor ve giderek ilişki çemberi genişliyor. Annenin hamileliğinin nasıl geçtiği, bebeği ile nasıl vakit geçirdiği, bebeği ile olan ilişkisinde ne kadar rahat olduğu ve keyif aldığı, onu kucağında nasıl tuttuğu, bebeğini uyutma yöntemi, uyanması halinde ne yaptığı ve hatta kendi bireysel tarihi gibi değişkenler bebeğin uyku alışkanlığını belirliyor. Psikolog Dandul “İşte bütün bu bilgilere ulaşıldığında, bebeğin ağlamalarının ne anlama geldiği anlaşılabilir.” Diyerek şöyle devam ediyor: "Bu elbette zaman alan bir süreçtir. Oysa genellikle anne babalar içinde bulundukları stresin neden olduğu çaresizlikle birlikte haklı olarak kesin sorularla gelip net cevaplar almak isterler. “Uyanınca yatağından almalı mıyım? Yoksa ağlayarak onu kendi haline mi bırakmalıyım? ...” Bu soruların kesin bir cevabı yoktur. Bunun nedeni ise her bebeğin ve onun içine doğduğu aile ortamının farklı olmasıdır. Dolayısı ile de her bebeğin gereksinimi diğerinden farklıdır. Sözgelimi, uyandığında bir süre ağladıktan sonra kendini genel anlamda güven içinde hisseden bebek bir süre sonra kendiliğinden uyuyabilirken ve onun yatağından alınmaması doğru iken, bir başka bebek için durum farklı olabilir. Burada asıl önemli olan bebek uyandığında ne yapılması gerektiğinden çok bebeğin uyumasına engel olan faktörlerin anne baba tarafından fark edilmesidir."

Bu yazi 2008-06-07 tarihinde, bebegim tarafindan eklendi