Uyku Sorunları ve Anne ile Uyumak

Uyku Sorunları ve Anne ile Uyumak

Anne babaların en sık karşılaştığı sorun çocuğu yatağa göndermek ve kendi başına uyumasını sağlamak konusundadır. Her gece yatağa gitme saati geldiğinde pazarlıklar yapmak, çeşitli bahaneler ileri sürmek...

Her çocuğun uyku düzeni ve süresi birbirinden farklıdır. Pek çok anne ile konuştuğunuzda kimi uzun süre uykusuz geceler yaşadığından bahseder kimi ise ilk günden bebeğinin uykusunun düzenli olduğunu anlatır.

Genellikle uyku ile ilgili yaşanan sorunlar da anne ve baba tutumları da önemlidir. Doğumdan sonraki ilk günlerde annenin oldukça yorgun olması nedeniyle bebeği uyutabilmek için kazandırılan bazı alışkanlıklar ileride uyku ile ilgili sorunlara yol açabilir. Yatağına yatmaya alıştırılmayan, anne ve baba ile uzun süre bir arada yatmasına izin verilen, kendi odasında yatırılmayan, ayakta sallayarak uyutulan çocuklarda uyku ile ilgili sorunlar yaşanabilir. Bu gibi alışkanlıklarla uyumaya alışan çocuklar özellikle okul dönemlerinde iyi bir dinlenme sağlamak amacıyla vaktinde uyuma, kendi başına yatağına yatma ve tek başına uykuya dalma konusunda zorlanabilirler. İleri yaşlarda hala daha anne ve babanın koynunda yatma, kendi odasında yattığı zaman korku hissetme, sık uyanma ve kabus görme gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

BEBEK VE UYKU
Bebek sahibi olduktan sonra anne için en önemli kaygı konuları beslenme ve uyku olmaktadır. Aslında başlangıçta bebeğin beslenme düzeni ve alışkanlıkları uyku düzenini de direkt olarak etkileyecektir. Bebek karnı toksa rahatlıkla uyuyacak, ancak aç kaldığında uykuya dalma ve uykuyu sürdürmede sorunlar yaşayacaktır. Başlangıçta bebeğin uyku düzeni yoktur, canı istediği zaman uyur ya da uyanır. Açlık, üşüme ya da aşırı sıcak, altının kirlenmesi, acı çekme gibi faktörler uykusunu bölecektir.

İlk bebeklik döneminde emziren anneye de kolaylık sağlaması amacıyla bebeğin annenin yanında ancak ayrı bir yerde – beşik, karyola vs-yatması tercih edilebilir.

Pek çok evde bebek uykuya daldığında sesten tamamen yalıtılmaya çalışılır, anne parmak ucunda yürür, kapılar kapatılır, evde gürültüye izin verilmez. Işık söndürülür, tamamen ışıksız ortamda uyutulur. Bebekler doğduklarında gece ve gündüz arasındaki farkı bilmezler. Zamanla annenin davranışları ile en uzun uykularını gece uyumayı öğreneceklerdir. Mutlaka gece uykuya dalmadan önce altını değiştirip yatırmak ve gece boyunca tekrar tekrar altını açmamak, gece yatarken ışıkla hazırlanmak ancak sabah ışığı kapatıp gün ışığından faydalanmak, gündüz uykusuna yatırırken ışıksız, perdeler sıkı sıkı kapatılmış uyutmamak, gece uykusuna yatmadan önce gündüz uykusuna göre daha farklı hazırlıklar yapmak ( örn; banyo yaptırmak, pijama giydirmek, odasında sütünü vermek) bebeğin bir an önce gece gündüz ayırımını yapmasını sağlayacaktır. Bazı bebekler geceleri uyanır ve oyun isterler. Gecenin oyun oynama zamanı olmadığını öğretmek için kalkıp oyun oynamak yerine yatakta daha sakin aktiviteler – masal anlatma, ninni söyleme gibi- tercih etmelidir. Bazı anneler bebekleri kolay uykuya dalsın diye sırtını kaşıma, poposunu pışpışlama gibi alışkanlıkları çocuklarına kazandırırlar. Bebek rutin hareketler olmadıkça uyumaktan kaçınır.

Kolik ya da gaz sancısı çeken bebeklerde de sık uyanma görülebilir.

Bebeğin önemli bir sağlık sorunu yoksa ve yavaş yavaş katı gıdalara da geçiş yaptıkça geceleri bir ya da iki uyanışla, gündüzleri ise bir ya da iki kez uyuyarak uyku düzeni oluşur. Anne altı aydan sonra emzirmeye devam edebiliyorsa genellikle bebekler emerek uykuya dalarlar. Emzik ile ya da parmak emerek de bebekler uykuya geçmeyi tercih edebilir. Yine bu dönemlerde bebek diş çıkarmaya başladığında da gece uykularının kesintiye uğraması sık görülen bir durumdur.

Uyku alışkanlığı konusunda birçok annenin kafasında emzirme ile ilgili sorular vardır. Bazı anneler gece uykusuz kalma nedeniyle emzirmeyi kesmek ve emzirmek arasında bocalar. Pek çok bebekte meme emerek uykuya daldığı için memeyi bırakmaya direnir. Bu noktada annenin tutarlı davranması önemlidir. Bir gece emzirip ertesi gece vermemek gibi kararsız davranışlar doğru değildir. Emzirme döneminin sonunda önce gündüz emzirmesini yavaşça azaltıp kesmek, daha sonra gece emzirmesini azaltmak ve kesmek yolu tercih edilmelidir.
1 yaşından itibaren bebeğin hareketliliği artmaya başlar. Emekleme ve yürüme dönemi ile birlikte artık etrafında ilgisini çeken birçok uyarıcı vardır. İnsanlar, oyuncaklar, evde ki eşyalar… Pek çok bebek artık gündüz uykusunu azaltıp, geceleri anne ve baba ile daha uzun süre bir arada kalmak ve oynayabilmek için mücadele ederler. Alışılmış uyku düzeni ve saatleri değişmeye ve geç saatlere kadar ertelenmeye başlar. Bir kısmı oynarken uyuya kalır ya da salonda televizyon izleyen anne ve babanın yanında kanepe de uyurlar. Yalnız başlarına yatmak hoşlarına gitmez. Anne babayı yanında ister ya da onların yatağına ziyaretlere başlar. Bazı anne ve babalar çocuk yatmaya alışsın diye yatağına koyup odasında yalnız başına ağlatarak ta olsa uyutmaya çalışırlar.

BEBEĞİNİZE UYKU ALIŞKANLIĞI KAZANDIRABİLMEK İÇİN YAPMAMANIZ GEREKENLER:

* Çok sıcak ya da soğuk ortamda uyutmaya çalışmak
* Çocuğu gereksindiğinden fazla uyutmaya çalışmak
* Tamamen sessiz ve karanlık bir ortam oluşturmak
* Uyku zamanı odasında ağlayarak yatağına yalnız başına bırakmak
* Ayakta sallamak
* İhtiyaçlarını karşılamadan ( altı temiz, karnı tok, oyun oynamış) uyutmak
* Rahat giysiler yerine şık olduğu ya da sıcak tuttuğu için tercih edilen kalın veya rahatsız giysiler giydirmek

BEBEĞİNİZE UYKU ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMAK İÇİN YAPMANIZ GEREKENLER:

* Mümkün olduğunca aynı saatlerde yatırmaya dikkat etmek
* Yatmadan önce hareketli aktiviteler yapmak ( küçük bebeklere masaj, jimnastik gibi, çocuklarla hareketli oyunlar oynamak gibi )
* Mümkün olduğunca banyo saatini uyku saatinin önüne koymak
* Yatağında yatırmak, her gün ve sabırla bıkmadan uyumasa bile yatağına yatmasını sağlamak ve yatağının uyku alanı olduğunu anlamasını sağlamak
* Seslere alıştırmak. Sesle uyumaya alıştırılması ileride de daha rahat uyku uyumasına yardımcı olacak alışkanlıklar kazanmasını sağlayacaktır. Evin içindeki olağan seslerin –evdeki diğer çocuğun sesleri, dışarıdaki araba gürültüleri, annenin ayak sesleri vs – yanı sıra bebek uykuya yatırıldığında hafif bir müzik sesi açmak, annenin ya da bakan kişinin mırıldanarak şarkı söylemesi ve masal anlatması hem uykuya geçişi kolaylaştıracak hem de bebeğin ileride de her ortam da uyuyabilme alışkanlığı kazanmasını sağlayacaktır.
* Gece uyanıp koynunuza geldiğinde onu alıp yatağına götürüp gerekirse bir süre onun yanında oturarak tekrara uyku alanı olarak yatağını hatırlatmak önemlidir.
* Gece uyanan çocuklarla oyun oynamamak, yalnızca yatırmak ve sessizce uykuya geçmesini beklemek gerekir.
* Özellikle ilk bebeklikte mutlaka bebeğin gece gündüz farkını öğrenmesini sağlamak gerekir.
* Sevdiği bir oyuncağı yanına almasına izin verebilirsiniz.

2 YAŞINDAN İTİBAREN ÇOCUKLARIN UYKU DÜZENİ NASILDIR?

Bu dönemde çocuklar artık genellikle yataklarında yatıp uyumaya alışmıştır. Gece meme emme dönemi de bittiği için eskisi kadar sık uyanmazlar. Ancak bu dönem tuvalet eğitiminin başladığı dönem olduğu için gece bezsiz yatma, tuvaletini tutma ya da yatağa kaçırmanın görüldüğü bir dönemdir. Yatak ıslatma sorununa yardımcı olabilmek için yatma saatinden önce sıvı alımını azaltmak faydalı olacaktır.
Yuva dönemi ile birlikte çocuğun uyku ihtiyacı azalır. Bazı yuvalarda öğlen yemeğinden sonra uyku ve dinlenme saatleri vardır. Her çocuk aynı değildir. Kimi uyuma ihtiyacı içindedir, kimi ise gündüz uyumayacak kadar enerji dolu olabilir.
3 - 6 yaş dönemindeki çocuklarda da uykuya dalmada güçlükler, anne baba ile uyuma isteği ve gece korkuları görülebilir.

ÇOCUĞUN SAATİNDE UYUMASI İÇİN NELER YAPILABİLİR ?

* Anne babaların en sık karşılaştığı sorun çocuğu yatağa göndermek ve kendi başına uyumasını sağlamak konusundadır. Her gece yatağa gitme saati geldiğinde pazarlıklar yapmak, çeşitli bahaneler ileri sürmek – odam çok karanlık, yatağım rahat değil, korkuyorum vs- sık karşılaşılan durumlardır. Bu sorunun önemli nedenlerinden biri de çocuğun yapısıdır. Yatağa gitme saati konusunda birçok anne baba kesin saatlerde ısrarcı olur. Bu gittikçe bir çekişme ve güç savaşı yaşanmasına neden olur. Her çocuk mutlaka akşam 8’de yatıp 12 saat uyku uyumaz. Her birinin uyku süresi ve uykuya geçmesi farklıdır. Çocuğun hangi saatlerde yattığı, uyuduğu ve uyandığı, gece kalkıp kalkmadığı gibi uyku düzenine ait bilgilere dikkat etmek ve çocuğun ne kadar süre uyku ihtiyacı duyduğunu anlamak bu çatışmaları azaltabilir. Belki de onu ihtiyacından fazla süre uyutmaya çalışıyor olabilirsiniz. Eğer çocuk anne ve baba ile yeteri zaman geçirmiyor ve özellikle uyku saatinden önce doyurucu bir şekilde oyun oynamıyorsa bu nedenle de uykuya gitmekte zorlanıyor olabilir. Çocuğu yat artık ve uyu emri ile uyumaya zorlayamazsınız. Birinin size de aynısını yaptığını düşünün ve kendinizi onun yerine koyun.
* Yaşla birlikte uyku ihtiyacının azaldığı da unutulmamalıdır.
* Mümkün olduğunca her akşam aynı saatlerde odasına birlikte gitmek ve her akşam aynı alışkanlıkları tekrarlayarak hazırlanmakta – önce pijama giyme, diş fırçalama, tuvaletini yapma, kitap okuma vs gibi- uykuya geçişi kolaylaştıracaktır.
* Uykuyu bir ceza olarak kullanmamak-haydi madem yemek yemiyorsun o zaman gidip yat gibi-ya da baştan savarak uykuya yollamak – misafir varken rahat etmek için yatağa göndermek gibi- severek yatağa girmesini sağlamak ve bu sürenin bir gereksinim ve faydalı bir durum olduğunu anlatmakta faydalı olacaktır.
* Sevdiği bir oyuncağını yanına almasına izin verebilirsiniz.
* Uyumadan önce biraz sohbet etmek, onu rahatlatacak hikayeler anlatmakta uyumasına yardımcı olabilir.
* Gerekirse küçük bir ışık açık bırakmakta faydalıdır. Çocuk bazen odasında karanlıkta korktuğundan, yaratıklar çıkacağından söz edebilir. Küçük bir ışıkla rahatlamasını sağlayabilirsiniz.
* Sinirli, kızmış ya da üzgün bir şekilde yatmasına izin vermeyin.
* Çocuğunuzu odasında ve yatağında yatmaya alıştırmak için adım adım ilerlemeniz gerekir. Yanına uzanıp konuşmak, bir sonraki adımda yatağın kenarına oturmak masal okumak, daha sonra odanın biraz daha uzak bir köşesinde oturarak uyumasını bekleme, sonraki adım 3-5 dakika odadan çıkıp geri gelmek gibi. Ancak bu alıştırmaları yaparken mutlaka her gece önce yatağının yanında onunla sohbet edip ya da masal anlatıp, iyi geceler öpücüğü yapıp yanından ayrılmaya dikkat etmelidir.
* En önemlisi uyku konusunda çocuğu zorlamadan alışkanlık kazanmasını sağlamak, yatağa gitmesinde birkaç denemede başarısız olununca pes etmeden denemeye devam etmek, kararlı olduğunuzu belli etmek gerekiyor. Bir gün odasında ertesi gün salonda kanepede yatmasına izin verilen çocuk yatağında ve saatinde uyumakta zorlanacaktır.

ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN UYKU BOZUKLUKLARI NELERDİR?

Çocuklarda görülen uyku bozukluklarını;

* Gece boyunca sık uyanma
* Uykuda konuşma
* Uykuya dalmada güçlük
* Ağlayarak uyanma
* Gündüz uyuklama
* Kabus, korkulu rüya
* Yatak ıslatma
* Diş gıcırdatma veya sıkma
* Erken uyanma
* Uyurgezerlik olarak sıralayabiliriz.

Bu bozuklukların her biri çocukluğun değişik dönemlerinde görülebilir. Genellikle çocuk için kaygı uyandıran bir durum nedeniyle, yanlış uyku alışkanlıkları yüzünden ya da sağlık sorunlarına bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu tür uyku bozukluklarında çocuğun hayatında önemli değişiklikler olup olmadığı, aile içinde yaşanan sıkıntılar, ailenin sorunlara yaklaşımı veya evde ya da okulda kaygı yaratan bir sorun olup olmadığı incelenmelidir. Ayrıca önemli bir sağlık sorunu olup olmadığı da araştırılmalı, gerekirse bir uzmandan yardım alınmalıdır.
Gece korkulu rüya görme çocuklarda zaman zaman karşılaşılan bir durumdur. Rüyasını anlattırmak, bunların korkutucu olmadığını söylemek yerine gerçekten de korkutucu bir rüya olduğunu kabul ettiğinizi ancak gerçekte şimdi böyle bir durum olmadığı için sizi korkutmayacağını belirtebilirsiniz. Çocuğa korkmanın saçma olduğunu söylemek, bunun sadece bir rüya olduğundan söz etmek onun yatışmasını sağlamayacaktır. Korktuğu şeylerin resmini yaptırtarak korkusunu somut hale getirmek ve sonra bu korku ile nasıl baş edebileceğine dair yaratıcı çözüm yolları üretmesini sağlamakta yardımcı olacaktır. Korku durumlarını abartmamak, panik olmamak ve çocuğa sakin yaklaşmak, sarılmak ve sakinleştirmek, yeniden yatağına yatırıp gerektiği kadar yanında oturmakta yardımcı olacaktır. Kabus görerek bağıran çocuklar genellikle tam uyanmış değildir. Onu uyandırmadan yavaşça sarılıp, okşayarak, hafif bir sesle mırıldanarak sakinleşmesini sağlayabilirsiniz. Kabuslar, gece korkuları, alt ıslatma ya da diş gıcırdatma gibi sorunlar uzun süreli olduğunda ve çocuğun gece uykularını engellediğinde uzman yardımı almak gerekebilir.

ÇOCUĞUNUZ SİZİNLE YATMAK İSTERSE?

* Genellikle çocuğun anne baba ile yatma isteğinin ardında anne ve babadan kaynaklanan nedenler yatar. Çocuğa kolay ulaşmak için yanında yatırmak, gece sık kalkıp gelen çocuğu yatağına götürmekte zorlanmak, kaygılar nedeni ile yanında yatırmak( hasta olursa, deprem olursa, hırsız girerse vs), çıkardığı en küçük seste yanına koşmakta kendini güvende hissetmemesine yol açar.
* Gece sıklıkla kalkıp yanınıza geldiğinde sabırla yatağına götürmek, konuşmadan veya oynamadan sessizce, fazla ilgi göstermeden yanında biraz bekleyip uykuya geçmesini sağlamak gerekir.

Her çocuğun gelişimi farklı olduğu gibi uyku ihtiyacı ve istekleri farklıdır. Her ebeveynin alışkanlıkları ve davranışları da. Başka çocukların nasıl uyudukları ile kendi çocuğunuzu kıyaslamayın. Ev ortamınız içinde ve kendi günlük yaşantınızda doğru bir uyku düzenini çocuğunuzun uyku ihtiyacına ve alışkanlıklarınıza göre belirleyin.

Nur Dinçer Genç
Psikolog

Bu yazi 2009-02-19 tarihinde, kardelen54 tarafindan eklendi