Gebelik Döneminde Beslenme ( 1 )

Gebelik kadın için doğal fizyolojik bir olaydır. Gebelikte kadının normal fizyolojisinin üzerine fetal (anne karnındaki bebek)
büyümeninde eklendiği değişiklikleri kapsar. Bu nedenle toplumumuzda iki canlıyı doyuracak kadar yemesi gerektiği fikri ağır basmaktadır. Ancak güncel bilgilerimiz gebe annenin fazla beslenmesi kadar yetersiz beslenmesinin de anne ve bebek sağlığına zarar verdiğidir.

Bu yazımı okuyan annelere bir uzman olarak tek önerim ‘ Bebeğinizin emekliyor, yürüyor, el-kol hareketlerinin normal ayına uygun olması önemli ancak yeterli zeka gelişimi için bebeğinizi anne karnından beyin gelişiminin tamamlandığı 2 yaşına kadar çok dikkatli, daha sonra yaşamın sonuna kadar yeterli ve dengeli beslenmeyi hedef haline’ getirmesidir. Bu nedenle yazılarımı bu gözle okursanız inanılmaz yararlanacaksınız.

Beslenmenin bebeğin büyüme ve sağlığı üzerine etkilerini incelemeden önce ilk önce bebeğin anne karnındaki gelişimi hakkında bilgi vermek istiyorum.

Bebeğin anne rahmine ilk düştüğü zamanda (birinci hafta) hücre bölünmesi ile ilgilidir. İkinci hafta ile sekizinci hafta arasında doku farklılaşması ile embriyo (bebeğinizin ilk gelişmeye başladığı adı) şekilleşmeye başlar. Seizinci haftada embriyo 1 g ağırlığında ve 2.5 cm boyundadır. Üçüncü ayın sonunda bebeğin cinsiyeti belli olur. 6. Aya kadar bebek hızla büyür ve bazı fonksiyonları belirlenir. Altı ayın sonunda bebek 1000 g ağırlığında, 35 cm boyuna gelir. Dolaşım sistemi 8-12’inci haftada belirlenir. Plasenta yolu ile anne kanı bebeğine besinleri taşır. 18. Haftada solunum görülür. 12. Haftada sindirim sistemi oluşur. Sinir sisteminin çalışması ilk 8 haftada gözlenir. Fetal yaşamın ikinci yarısında BEYİN hızla büyür. Beyin hücrelerinin 2/3’ü doğumdan önce, 1/3’ü ise doğumdan sonraki ilk 3 yıl içerisinde oluşur.

Gebe annenin beslenmesinin bebeğin gelişime etkisi 1930’lu yıllarda araştırılmaya başlanmış ve bu son yıllarda yoğunlaşmıştır. Laboratuar hayvan çalışmalarında bazı besin ögelerinin kısıtlanmasında bebekte doğumsal sorunlara yol açtığı bulunmuştur. A vitamini, çinko, iyod, demir, riboflavin, manganez, folik asit en önemli kompanentlerdir.

Yine yapılan hayvan çalışmalarında gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenenen maymunlarda doğum sonrasında yavrularını iyi besledikleri halde anne karnında (fetal yaşam) beyin hücrelerinde meydana gelen biyokimyasal değişikliklerin düzelmediği bulunmuştur. Bu araştırmalar sonucunda yetersiz ve dengesiz beslenmenin sadece beden sağlığı değil zeka üzerindede önemli etkisinin olduğu gösterilmiştir.

Bu yapılan hayvan çalışmalarının insanlar üzerindede çeşitli şekilde incelenmeye başlanmış ve İngiltere’de konjenital (doğumda) bozuklukla doğan bebeklerin % 65’inde folik asit yetersizliği olduğu görülmüştür.

Afrikalı gebe kadınlarda A vitamininden yetersiz beslenmeleri sonucunda yeni doğan bebeklerde myopia’ya neden olduğu bulunmuştur.

Gebe kadınlarda diyette iyotdan fakir beslenmeye bağlı olarak kretinizm olarak bilinen zeka özürlü bebeklerin dünyaya geldiği vurgulanmıştır.

Yine yetersiz ve dengesiz beslenen kadınlarda, ölü doğum, prematüre, konjenital bozuklukların oluştuğu bildirilmiştir.

Gebe annenin yetersiz beslenmesinin anne sağlığına da olumsuz etkileri bulunmaktadır. Gebelikte toksemi, annede megaloblastik anemi, ağır protein ve enerji eksikliği, demir eksikliği anemisi, diş çürükleri, kemik erimesi, yetersiz protein alımına bağlı olarak ödem yetersiz ve dengesiz beslenen kadınlarda daha sık görülmektedir.

Görüldüğü gibi annenin beslenmesinin hem bebek sağlığına hemde kendi sağlığına etkileri önemsenmeyecek kadar fazladır. Ancak şunuda bilmek gerekmektedir; gebelik süresince alınan aşırı kilolar doğum sorunlarına, doğum tarihinin gecikmesine, bebekte mekonyum aspirasyonu gibi anne ve bebek sağlığını ciddi olarak tehdit edici sorunlara yol açabilir. Bu neden le gebe anne gebelik boyunca gebeliğe başladığı kilo durumuna göre kilo almalı, yeterli ve dengeli beslenmelidir.


Beslenme Uzmanı Selahattin Dönmez

Bu yazi 2008-06-09 tarihinde, bebegim tarafindan eklendi